Dr. Buğra Buyrukçu

Kolajen nedir? Nasıl tüketilmelidir?

Kolajen nedir? Nasıl tüketilmelidir?

İnsan vücudundaki tüm doku ve organlar için gerekli olan kolajen, bağ dokularını güçlendirerek, hastalıklara karşı kalkan görevi üstleniyor. Günümüzde kolajen yönünden çok zengin olan kemik suyu başta olmak üzere dışarıdan takviye almak çok yaygındır. Ancak kolajen takviyelerinin kişilerin rahatsızlıklarına uygun şekilde tüketildiği taktirde fayda sağlayacağı unutulmamalıdır.  

Kolajen, insan vücudunu oluşturan tüm doku ve organların temel yapı taşı olan proteinlerdir. Vücudun protein yapısının yaklaşık üçte birini oluşturur. Kaslar, kemikler, tendonlar ve bağların yapısını oluşturan kolajen, aynı zamanda kan damarları, dişler ve gözü oluşturan katmanlarda da bulunur. Cildin doğal yapısının oluşturulması ve kanın pıhtılaşması gibi pek çok alanda görevleri bulunan kolajen, son yıllarda kozmetik alanında da popülerleşen bir bileşendir. Cildimize dayanıklılık, esneklik ve canlılık kazandıran kolajen, bu özelliği nedeniyle krem ve losyonlarda da sıkça kullanılır. Kemik ve eklemlerin yapısında da bol miktarda kolajen proteini yer aldığından eklem hastalıklarında, kemiklerde oluşan travmalarda tedavinin desteklenmesi amacıyla kolajen takviyelerine başvurulabilir.

4 TİPİ ÇOK ÖNEMLİ

Kolajen proteininin 16 tipi bulunmaktadır. Ancak vücudumuz için özellikle 4 tipi çok önemlidir. Vücuttaki kolajenin yüzde 90'ı Tip 1 kolajendir ve bu alt tür deri, kemikler, tendonlar, kıkırdaklar, dişler ve bağ dokularının kendilerine özgü yapılarını oluşturur. Organlar, bağlar, tendonlar ve ciltte bulunan tip 1 kolajen kemikleri destekler, cilde gerginlik ve elastikiyet verir, dokuları bir arada tutar ve yaraların iyileşmesini sağlar. Tip 1 kolajen eksikliği cildimizde kırışıklık, yıpranma ve selülit oluşumuna neden olur. Takviye olarak alındığında ciltte iyileşme başlar. Tip 2 kolajen ise eklemlerde ve elastik yapılı kıkırdaklarda yer alır. Özellikle spor yapanlarda eklem ve kıkırdak harabiyetine karşı Tip 2 kolajenin yeterli olması gerekir.

TİP 3 NEDEN ÖNEMLİ?

Tip 3 kolajen, kalp ve kan damarları ile kan dokusunu oluşturmada önemli rol oynar. Bu nedenle tip 3 kolajen, organ fonksiyon kayıpları, kalp krizi, damar hastalıkları, damar tıkanıklığına bağlı felç ve beyinde yapısal olan hastalıklar açısından çok önemlidir. Tip 10 kolajen ise eklem kıkırdakları ile yeni kemiklerin oluşumunda görev alır. Kemik kırıklarının onarımı için önemli bir proteindir. Aynı zamanda büyüme çağındaki çocuklarda sağlıklı kemik gelişimi için Tip 10 kolajeninin yeterli olmasına dikkat etmek gerekir.

KOLAJEN EKSİKLİĞİ NE ZAMAN GÖRÜLÜR?

Kolajen üretiminin azalması ve üretilen kolajenin kalitesizleşmesinin en önemli nedeni yaşlanmadır. Bunun yanı sıra tükettiğimiz gıdalarda kolajen sentezini olumsuz etkiler. Şeker ve rafine karbonhidratların fazla miktarda tüketimi bunlardan bir tanesidir. Ultraviyole (UV) ışınları, kolajen üretimi üzerinde olumsuz etkileri bulunan bir diğer faktördür. Güneş ışınlarına fazla miktarda maruz kalan kişilerde kolajen üretiminin bozulmasına bağlı olarak ciltte yaşlanma belirtileri gözlenebilir. Bunun önlenebilmesi için  güneş koruyucu kremler düzenli olarak kullanılmalıdır. Sigara kullanımının da kolajen üretimini olumsuz etkileyerek erken yaşlanmaya ve kırışıklıklara yol açtığı bilinmektedir.

KOLAJENİN FAYDALARI NELERDİR?

Kolajenin bilinen en önemli faydaları arasında şunlar yer alır: 

-Cilt sağlığını geliştirir, derinin elastikiyetini arttırır, cilt kusurlarının önlenmesini ve iyileştirilmesini destekler. Kırışıklık oluşumunu azaltarak yaşlanmayı geciktirir.

-Kıkırdak bütünlüğünün korunmasına ve eklem ağrılarının hafifletilmesine yardımcı yardımcı olur. Eklem iltihaplanmalarını önler. 

-Kemik ve eklem hastalığına karşı koruyucudur. Kemiklerde yüksek oranda kolajen bulunduğundan kemiklerin güçlendirilmesi ve kemik kaybının (osteopeni) önlenmesine katkıda bulunur.

-Yaşa bağlı kas kütlesi kaybı olan kişilerde, kas büyümesine ve gücünün artmasına yardımcı olur.

-Kalp rahatsızlıkları ile ilişkili risk faktörlerini azaltılmasına destek olur.

-Saç ve tırnak sağlığını geliştirir.

-Yaşlanmanın cilt ve iskelet sistemi üzerindeki etkilerini hafifletir.

-Sindirim sisteminin düzenlenmesi, bilişsel fonksiyonların güçlendirilmesi ve metabolizmanın hızlandırılmasına yardımcı olmasına ilişkin yapılan araştırmalar ise halen devam etmektedir.

HANGİ KOLAJEN NASIL TERCİH EDİLMELİ?

Günümüzde kolajen yönünden çok zengin olan kemik suyu başta olmak üzere dışarıdan takviye almak çok yaygındır. Kolajen takviyeleri üç şekilde vücuda alınabilir. Bunlardan bir tanesi kolajenin pişmiş hali olan jelatindir. Kemik suyu içeren çorbaların ve yemeklerin tüketimi ile vücuda kolajeni oluşturan aminoasitler alınarak kolajen üretimi arttırılabilir. Diğer takviye yöntemleri ise toz veya sıvı şeklindeki alınanlardır. Ancak eş, dost ve eczacı tavsiyesiyle asla kolajen alınmamalıdır. Kolajen takviyeleri yaşınıza, cildinizin yapısına ve sağlık durumunuza göre tercih edilmelidir. Dolayısıyla alınacak kolajenin içeriğindeki etken maddenin sizin rahatsızlığınıza iyi geliyor olması gerekmektedir. Bu nedenle tercih edeceğiniz kolajenin size uygun olup olmadığını gösteren analiz raporlarının olmasına dikkat etmelisiniz. Kolajen takviyesi almadan önce doktorunuza danışmayı da ihmal etmemelisiniz. Bilinçsiz şekilde besin takviyelerinin kullanımının sağlık üzerinde tehdit oluşturabilecek sorunlara yol açabildiği kesinlikle unutulmamalıdır.

TOZ KOLAJENLER NASIL KULLANILIR?

Size uygun olduğu belirlenen toz kolajenleri, içme suyuna ekleyerek tüketebilirsiniz. Suyu kaynatmayın ve içme suyu olmasına dikkat edin. Doktorunuzun önerdiği ölçüde günde bir veya iki bardak içebilirsiniz. Sağlığınızı riske atmadan doğal yollarla kilo vermeye çalışıyorsanız, kolajen tozunun yüksek protein içeriği sunduğunu bilmelisiniz. En sevdiğiniz smoothielere veya içeceklere kolajen tozu eklediğinizde, lezzette hiçbir değişim olmadığını görürsünüz. Kolajen tozu, sizi daha uzun süre tok tutmaya yardımcı olacaktır.

KOLAJENLİ KEMİK SUYU NASIL HAZIRLANIR?

Beslenme rutininize kemik suyu eklemeniz, vücudunuzda azalan kolajeni yerine koymak için idealdir. Doğru kemik suyu hazırlamak için bazı ayrıntılara dikkat etmek gerekmektedir. Doğru tarif için öncelikle etli kemikleri bir suyun içine koyun ve kilosuna göre suyunu ayarlayın. Kaynamaya başladıktan sonra ocağı mum alevi kıvamına alıp, 6 saat pişirin. Hiçbir aşamada düdüklü tencere kullanmayın. 6 saatin ardından etleri ve ilikleri kemiklerden ayırın. Suyun içine tekrar kemikleri koyup, bir bardak sirke ekleyin. Kaynamaya başladığında mum alevinde bu kez 18 saat kaynatın. Bu işlemler sonrasında kemik suyumuz hazır. Buzdolabında 1 hafta, derin dondurucuda ortalama 3 ay muhafaza edebilirsiniz. Kemik suyundan günde 1 bardak tüketirseniz muhteşem bir kolajen takviyesi almış olursunuz.

Kendi kolajeninizi korumak için ayrıca şunlara dikkat edin;

-Egzersiz, kolajen yapımına destek veren en etkili yoldur. Düzenli egzersiz yapın. 

-Sağlıklı ve dengeli beslenerek; protein, vitamin ve mineralleri gerçek gıdalardan almaya çalışın. Brokoli, lahana, ıspanak ve marul gibi yeşil sebzelerin yanı sıra semizotu, tere, roka ve maydanoz tüketin. 

-Yumurta, balık, fasulye gibi yiyecekler yemeyi ihmal etmeyin. 

-C vitamininden zengin olan portakal, mandalina, limon gibi turunçgillerin yanı sıra çilek, ahududu, böğürtlen, karadut ve yaban mersini gibi koyu renkli meyveleri tercih edin.