Fransız hekim Henri Lenclerc (1870-1953) tarafından La Presce Medical adlı tıp dergisinde ilk defa kullanılan bu terim iki ana kalıptan oluşmuştur :  phyton = bitki, therapeia = hizmet etmek, iyileştirmek, tedavi etmek. Yani bitkilerle tedavi anlamına gelmektedir.  Fitoterapi; bitkilerin tamamı veya bazı bölümleri kullanılarak hazırlanmış doğal ilaçlarla hastalıkları önlemeyi ve tedavi etmeyi amaç edinen, insanlık tarihinin bilinen en eski doğal tedavi yöntemlerinden biridir. Bu amaçla kullanılan bitkilere de şifalı bitkiler denmektedir. Bitkileri, insanlar tarih boyunca en önemli besin maddesi olarak tercih etmişlerdir. Bunun yanında bütün kıta ve kültürlerde insanlar hastalıklarını tedavi etmek için şifalı bitkileri kullanmışlardır. Bitkilerle tedavinin insanlık tarihi kadar eski ve köklü olduğunu söyleyebiliriz. Geçmişteki fitoterapi uygulamaları ile günümüz arasında en büyük fark artık bitkilerin bütünüyle değil, faydalı parçalarının tedavi amacıyla kullanılmasıdır. Örneğin eskiden bir bitkinin uçucu yağından faydalanmak için onun çayı yapılıp içilirken şimdi o bitkideki uçucu yağ ekstre edilerek tek başına kullanılmaktadır. Bu da bitkinin diğer faydasız ancak yan etkileri de olabilen bölümlerinden hastayı uzak tutmayı sağlamaktadır.

Fitoterapi Dünya Sağlık Örgütü (WHO) trafından, 1980 yılında  onaylanan bir tedavi yöntemidir.

  • Amerika'da Ulusal Kanser Enstitüsü tarafından, yapılan araştırmalarda: son 10 yılda incelenen * 53.000 maddenin 37.500' ünün bitki olması,
  • tanımlanan ilaçların % 40' nın bitkisel kökenli olması
  • Amerika'da reçete edilen doğal ilaçların total ilaçların %50' sini oluşturması,
  • Almanya'da 7. en çok satan reçeteli ilacın lisanslı Hypericum perforatum (Sarı Kantaron) preparatı olması

bitkisel tıbba inanıldığını göstermektedir.