Rubus İdaeus denilen bu bitki yunun mitolojisinde peri adıdır. Efsaneye göre İda adındaki peri Zeus için ahududu seçerken elini kaynatıncaya kadar bitkinin meyvaları beyazmış. Bundan sonra kırmızı çıkmaya başlamış. Birçok bölgede yetişen ahududu MS. 4. Yüzyıldan beri var olan ve bir çok hastalıkta kullanılan bir bitkidir.

Ağız ve boğaz yaraları için iyi bir gargaradır. Özellikle üst solunum yolu enfeksiyonlarında, bademcik iltihaplarında çok yaygın olarak gargara olarak kullanılmaktadır. Deri üzerinde bulunana yaralara da uygulandığı zaman iyi gelir. Bünyesinde bulunan tannin maddesi ile çoğu etkisini göstermektedir.  Uzun yıllardan beri hamilelik içinde kullanılmaktadır. Hamilelik aşamasında doğum sancısının 2. Aşamasının süresini kısaltmakatadır. Hafifi kanama durduruscu etkisi ve ishali dindirien etkiside vardır.  Amerikave Kanada’da kadınların %25’i hamilelik döneminde ahududu tüketmektedir. 172 sertifikali ebe hemşire arasında yapıaln bir çalışmaya göre bitkisel ilaç kullannan hamilelerin %63’ü kırmızı ahududu yaprağı çayı tüketmektedir. Avusturalya’da yapılan bir çalışmaya göre hamilelikte düşük riski yaşayan 192 kadı arasında plesebo kontrollü bir kinik deney yapılmış ve 32 hafta boyunca günde iki kez 1200 mg ahududu yaprağı kapsülü verilmiştir. Ahududu alanlar ile plesebo kullananlar arasında hamilelik süresi ya da bebekte yan etki açıosında herhangi bir fark görülmemiştir. Doğum sancısı kullananlarda daha az olmuştur.

İngiliz bitki uzmanı John Gerard ‘bitkilerin genel tarihi’ eserinin 1597 yılı baskısında ahududu yaprağı, bal ve beyaz şarap ile yaptığı bir karışımın mükemmel bir cilt bakım losyonu olduğunu ve dişilere çok iyi geldiğini yazmıştır.

Ahududu çayı tarif

Dört bardak kaynamış ve 10 dk beklemiş suya 6 çay kaşığı kururtulmuş ahududu yaprağı ve 2 çay kaşığı kurutulmuş nane ekleyin. 10 dk demlendikten sonra süzün ve bunun üzerine yarım bardak ahududu meyve suyu ekleyin. Buzdolabında 3-4 gün boyunca saklayabilirsiniz.