Erektil disfonksiyon olarak adlandırılan, sertleşmeyi başlatamama veya sürdürememe semptomu fiziksel nedenlerle olabileceği gibi psikolojik nedenlerle de ortaya çıkabilmektedir.

Tüm cinsel işlev bozukluklarında olduğu gibi sertleşme sorununda da kişinin cinsel kimlik yaşının gelişmeye başladığı yıllarda edinilen ilk izlenimler, algılanan ilk mesajlar, cinselliğe bakış açısının kültürel etkileri, sertleşme ile ilgili sorunların alt yapısını oluşturabilmektedir. Bu etkenlerle birlikte ilişki dinamikleri, yani eşler arasındaki dengeler, sorunlarında ereksiyona etkisi olduğu bilinmektedir. 

Erektil disfonksiyon (sertleşememe), sosyal değişikliklerden de etkilenebilmektedir. İş değişikliği, maddi kaygılar, yakın birinin ölümü, depresyon gibi etkenler, bu rahatsızlığın oluşmasına etken olabilmektedir.