• 02
  • EKI
Foto
Autor

Diş Macununda ki Flor Tehlikelimi

Diş Macununda ki Flor Tehlikelimi

Flor, gaz halinde bulunan bir elementtir. Doğada bulunur.  İlk defa 1886 yılında potasyum florien den elde edilmiştir. Bulan kimyager Henri Mouissan’ın, dezenfektan olarak oldukça etkili olacağını düşündüğü ve bilimsel olarak yayınladığı flor gazı, daha sonra başka amaçlı kullanılmaya başlanmış ve günümüzde kullanıp kullanmamak konusunda bir çok tartışmalara konu olmuştur.

İlk defa Hitler zamanında kullanılan flor, dünya savaşları sırasında esirlerin aptallaştırılması için kullanılmış. Daha sonra nükleer silah yapımında da kullanılmaya başlamış ve savaş sanayisinde aranan bir madde haline gelmiştir.

Flor tüm elementler veya maddeler ile reaksiyona girebilecek yapıda olan sarı bir gazdır. Özellikle organik bileşikler bu gaz ile yanıcı hale gelir. Gaz olarak ta sıvı olarak da pazarlanır. Uranyumu zenginleştirerek nükleer silah yapımında kullanılan bu madde aynı zamanda dezenfeksiyon için kullanılır. Özellikle büyük şebekelerde (belediyelerin arıtma istasyonları) içme sularının dezenfeksiyonu, diş macunlarında dezenfeksiyon için, ilaçlar ve pestisitler (böcek öldürücüler) içinde  sık kullanılır. 1962’de Amerika  Dezenfeksiyon amaçlı içme sularında flor kullanmış. Daha sonra tüm Dünya’da kullanılmaya başlasa da Avrupa birliği florun tehlikesini görünce üye ülkelerinde  içme suyu dezenfeksiyonu için floru yasaklamıştır.    

Flor vücudun yapısında kemik ve dişlerde bulunur. Ancak diş macunu veya diğer bileşenlerin bünyesinde florür formunda bulunur. Florür, florun elementinin bir elektron alarak iyon haline geçtiği formdur.  

Florun Kullanımı ve  Zararları

Flor insan vücudunda kemik ve dişlerde mineralizasyonda görev alır. Kemikte osteobalstik (kemik yapımında görevli )hücrelerin artışına destek olur. Kemik kristallerinin (apatit) gücünü arttırır böylece yıkama karşı bir direnç gelişmiş olur. Ancak yapılan çalışmalar göstermiştir ki vertebra (omurga) kırıklarının önlenmesinde bir etkisi yoktur. Yine içme suları ile alınan flor dozu kemik onarımında çok etkili olmamaktadır. Daha yüksek dozda alınması gerekir ki bu da başka olumsuz etkilere yol açar.

Dişlerde flor minerelizasyonu sağlar. Yeniden yapılanmada oldukça etkilidir. Diş çürüğünü sağlayan asidojenik bakterilerin metabolizmasını baskılar. Bunu yapacak günlük flor dozu 0,7-1,2 ppm olmalıdır. Bunun üstünde dişlerde kalıcı renk değişikliği ve vücut üzerinde hafızayı etkileyen problemler ortaya çıkar. Yine yaşa bağlı olarak alınması gereken dozda oldukça değişkendir. 4 yaşında bir çocukta günlük 1 mg yeterli iken 14 yaşında bir gençte 3 mg olmalıdır. Ancak 3 mg 4 yaşında ki bir çocuk için toksiktir.   Lokal olarak alınan (diş macunu gibi) florun diş gelişimi üzerine bir etkisi yoktur.  Ancak ağız içi bakterilerin çürüme yapıcı bir etkisi olur. Bu etkiyi sağlamak içinde flor miktarının yüksek doz olması, ağız içinde belirli bir süre kalması (90-120 sn) gerekir. Ağız içi mukozasından emilime bağlı ortaya çıkacak olumsuz etkiler olabilir.

Fazla doz alınan florün beyin ve ruh sağlığını etkilediği ile ilgili bir çok çalışma çıkmaktadır. Özellikle beyinde pineal bez denilen bir çok hormonal kontrolün sağlandığı bölgede birikmelere yol açmakta, öğrenme ve kavrama güçlüğü yaratmakta ve sürekli yüksek doz alımında bu durum kalıcı hale gelmektedir.