Premenstrual Sendrom (PMS) çok eski çağlardan beri varlığı tahmin edilen ancak tanımı, etiyolojisi, teşhisi ve tedavisi hakkında henüz kesin sonuçlara varılamamış önemli bir kadın problemidir. PMS; menstruel siklusun luteal fazında ortaya çıkan fiziksel, psikolojik sıkıntı ve/veya kadının sosyal ilişkilerini, normal aktivitesini bozacak derecede önemli davranış değişiklikleri olarak tanımlanmıştır. Etiyolojide, PMS'un temel olarak fizyolojik orjinli olduğuna inanılsa da biyolojik, psikolojik ve sosyolojik sebeplere de bağlı olabileceği göz önüne alınmalıdır.  Tanıda faydalı olabilecek tek materyal menstrüel takvimdir. En az 3 ay prospektif olarak aile hikayesi gibi diğer gözlemlerle birlikte kayıt tutulmalıdır. PMS’da tanı koyarken göz önünde bulundurulması gereken 3 önemli nokta vardır:

Birincisi, semptomların menstrüel siklus ile siklik bir ilişkiye sahip olması, ikincisi PMS’un tekrarlayıcı bir özelliğe sahip olması,

üçüncüsü ise semptomların kadın yaşamını, aktivitesini ve sosyal ilişkilerini etkileyecek kadar ciddi olmasıdır. Bu dönemde; duygusal değişkenlik (gülerken ağlamaya başlamak gibi), anksiyete, gerginlik, deprese ruh hali, kızgınlık, irritabilite ,  günlük aktivitelere ilginin azalması, çabuk yorulma, konsantrasyon güçlüğü, iştah değişikliği, memelerde hassasiyet ve şişlik, baş ağrısı, ödem, eklem veya kas ağrısı, kilo alınması en sık karşılaşılan şikayetlerdir.

Bu rahatsızlıkların ana nedenine göre akupunktur tedavisi etkili olacaktır. 3. Ay sonunda şikayetlerde azalma ve /veya ortadan kalkma görülecektir.

Sigara Bırakmak ve Akupunktur

Sigara içen kişide,  vücudumuzda yer alan sempatik ve parasempatik sistemde  denge bozulmuştur. İşte akupunktur tedavisi bu bozucu unsurları düzelterek vücut dengesini yeniden kurar. Uygulama yerinden -iğne batırılarak- başlatılan uyarılar beyine gerekli kodlamaları verir, bu yolla vücut ve beyin koordine bir şekilde ilgili hastalıkları tedavi eder.

  Vücudu mükemmel bir bilgisayara benzetirsek; beyin, yazılan bu sigara programını hafızasına alır ve unutmaz. Dolayısı ile tedavi sonunda kişi ya sigaraya karşı istek duymaz ya da sigara dumanı ona tiksinti verir. Bununla birlikte bu tedavi ile vücuttaki ve beyindeki elektriksel, kimyasal dengeler değişir ve normale döner. Kırmızı kan hücrelerindeki zarların gaz değişimi oksijen lehine döner. Bu, hücrenin daha çok oksijen alması demektir. Anlattığımız şekilde işleyen mekanizma sayesinde hastanın vücut fonksiyonları hızla normale dönerken vücutta ve beyinde de sigaraya karşı olumsuz bir tepki(içme isteğinin kaybolması, dumandan tiksinmek, v.s.) gelişmiş olur.